![]() |
| Ziya Gökalp |
İslam Asistanı Uygulaması Burda Yükle
ZİYA GÖKALP KİMDİR?
Mehmed Ziya Gökalp, 1876’da Diyarbakır‘da doğdu. II. Meşrûti-yet‘ten başlayarak Türkçülük akımının en büyük temsîlcisidir. Öğrenimine Diyarbakır’da başlayan Ziya Gökalp, aynı şehirde Askeri Rüştiye’yi (1890) ve Askeri İdadi’yi bitirdi (1894). Ziya Gökalp, tıbbiyelilerin sözde istibdâda son vermek için kurdukları İhtilal Komitesine girmiş, okuldaki faaliyetleri ve okuduğu Fransızca kitapların zararlı olması yüzünden hapsedilmiştir. Diyarbakır Vâlîsi Halit Bey tarafından arkadaşlarıyla birlikte yasak yayın okudukları için tutuklandı (1898). İstanbul’a döndükten sonra da okuldan uzaklaştırıldı.
II. Meşrûtiyet‘in başında ve i’lânı sıralarında İs-tanbul’da yüksek tahsil yapmakta iken, ırkî taassup ve kavmiyet mefhûmu ve inkârcılık zihniyetinden dolayı mektebteki ahengi boz-maya yönelik faaliyetleriyle meşhûr olmuş, damgalanmış, sonra da mektebten kovulmuştur. Kovulduktan sonra, Şark’a dönmüş, Diyarbekir civarındaki aşiretler içinde kavmiyetçilik hareketini uyandırmak için faaliyetlere girişmiş, Kürtçe Şi’irler, destanlar düzmüş, çabalamış, fakat halkın Müslüman olması ve dinine bağlı bulunması sebebiyle, hiçbir netice elde edememiştir diye dilden dile rivayet edilmektedir.
Lâkin Gökalp’ın bu neticesizlik içindeki başarısızlığı sonunda taktik değiştirmiş ve bu defa bir Türkçü kesilmiştir. Türkçülüğü bir din şeklinde ittihaz ederek medhetmiş, destanlarla övmüş ve bir derece de muvaffak olmuştur. Zira ta o zaman bazı sahtekâr ırkçı Türkçüleri dost bulup elde etmiştir. Ama asıl gayesi, Türkçülük yaparak aksülamellikle yine Kürtçülük zihniyetini uyandırmak ve Müslüman milletleri bölmektir.
Bedîüzzaman‘ın Ziya Gökalp ile Diyarbekir‘de karşılaşması olduğu bir gerçektir. Ancak ona tek bir kelime söyletmiyecek şekilde ilzam etmiş olduğu da bir hakîkattır. Nitekim 1922 1923 yıllarında Ankara‘da tekrar Bedîüzzaman’la karşılaşan Ziya Gökalp, mühim bir mecliste saplandığı ilhad fikri hesabına bazı şeyler söylemek istemişse de, Hazret i Bedîüzzaman onu öyle bir ilzam etmiştir ki, tek bir kelime söylemeye dahi mecali kalmamıştır. Ziya Gökalp ile cereyan eden bu karşılaşma hâdisesi-nin şâhitlerinden birisi Mardinli meb’us Ab-dulganî Ensarî‘dir.
Alıntıdan düzenledim.

0 Yorumlar