1925–1926 TARİHLİ BELGELER IŞIĞINDA ZAZA KİMLİĞİ VE ŞEYH SAİD HAREKETİNİN ETNİK MAHİYETİ

 1925–1926 TARİHLİ BELGELER IŞIĞINDA ZAZA KİMLİĞİ VE ŞEYH SAİD HAREKETİNİN ETNİK MAHİYETİ

Bu yazı 1925 ve 1926 yıllarına ait iki temel tarihsel belge üzerinden Zaza kimliğinin etnik ve dilsel mahiyetini incelemektedir. 

Tevhid-i Efkâr gazetesi başyazarı Velid Ebüzziyazade’nin 28 Şubat 1925 tarihli köşe yazısı ile 7 Mayıs 1926 tarihli Maarif Müdürü raporu esas alınarak, Şeyh Said Hareketi’nin etnik arka planı analiz edilmektedir.

 Belgeler, Zazaların Kürtlerden ayrı bir halk ve Zazaca’nın Kürtçe ile karşılıklı anlaşılabilir bir dil olmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır.

 Bu bağlamda çalışma, Şeyh Said Hareketi’nin doğrudan bir “Kürtçülük hareketi” olarak tanımlanmasının tarihsel verilerlede uyuşmadığını görüyoruz


1. Zazalar, uzun süredir etnik kimlikleri ve konuştukları dilin mahiyeti bakımından tartışmaların merkezinde yer almaktadır. Özellikle kürt Milliyetçileri Zazaların Kürtlerin bir alt kolu olduğu veya kürtçe ile Zazaca konuşanların bir biri ile anlaşabildiklerini ve Zazaca’nın Kürtçenin bir lehçesi olduğu yönündeki iddialar, hem akademik hem de politik düzlemde sıklıkla gündeme getirilmektedir. 

Bu çalışma, söz konusu iddiaları tarihsel belgeler ışığında değerlendirmeyi ve erken Cumhuriyet dönemine ait birincil kaynakların ortaya koyduğu etnik gerçekliği analiz etmeyi amaçlamaktadır.


2. 28 Şubat 1925 Tarihli Velid Ebüzziyazade Yazısı


Tevhid-i Efkâr gazetesinin 28 Şubat 1925 tarihli nüshasında yayımlanan başyazıda, dönemin önemli fikir ve basın insanlarından Velid Ebüzziyazade, Şeyh Said Hareketi bağlamında bölgenin etnik yapısına dair dikkat çekici tespitlerde bulunmuştur. Ebüzziyazade, bölgede yapılan incelemeler ve gözlemler sonucunda, isyana katılan ahali için şu tespiti aktarmaktadır:


> “Ahâlisinin Kürt olmayıp, lisanı ve hatta ırkı büsbütün ayrı olan ve ‘Zaza’ denilen bir kavme mensup bulunduğu söyleniyor.”


Bu ifade, 1925 yılı itibarıyla Zazaların Kürtlerden ayrı bir halk olarak bilindiğini ve bu bilginin kamuoyuna açık şekilde dile getirildiğini göstermektedir.

 Yazı, Zazaların yalnızca dil bakımından değil, etnik köken açısından da ayrı bir topluluk olarak algılandığını ortaya koyması bakımından önemlidir.


3. 7 Mayıs 1926 Tarihli Maarif Müdürü Raporu


Şeyh Said Hareketi’nin bastırılmasının ardından hazırlanan 7 Mayıs 1926 tarihli Maarif Müdürü raporu, sahaya dayalı gözlemleri içermesi bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Raporda, bölgeye gidilerek Kürt ahalisi ile temas kurulduğu ve Kürtlerin yaşanan hadiselerden duydukları rahatsızlık açıkça ifade edilmektedir. Raporda yer alan dikkat çekici ifade şu şekildedir:


> “Onlar Kürt değil Zaza’dır. Biz onlardan ayrıyız. Onların lisanlarını bile anlayamayız.”


Bu ifade, Kürt toplumunun kendisini Zazalardan ayrı bir halk olarak gördüğünü ve Zazaca’nın Kürtçe ile karşılıklı anlaşılabilir olmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Böylece Zazaca’nın bir Kürt lehçesi olduğu iddiası, bizzat dönemin Kürt ahalisinin beyanlarıyla çelişmektedir.


4. Belgelerin Karşılaştırmalı Analizi


Her iki belge birlikte değerlendirildiğinde üç temel sonuç ortaya çıkmaktadır:


1. Etnik Ayrım Bilinci: Hem basın kaynaklarında hem de resmî raporlarda Zazalar, Kürtlerden ayrı bir halk olarak tanımlanmaktadır.


2. Dilsel Ayrışma: Zazaca’nın Kürtçe ile karşılıklı anlaşılabilir olmadığı, Kürtler tarafından açıkça ifade edilmektedir.


3. Şeyh Said Hareketi’nin Mahiyeti: Hareketin etnik bileşimi dikkate alındığında, Şeyh Said Hareketi’nin doğrudan ve homojen bir “Kürt milliyetçi hareketi” olarak tanımlanması tarihsel belgelerle örtüşmemektedir.


5. Sonuç olarak 

1925 ve 1926 tarihli bu iki belge, Zaza kimliğinin ayrı bir etnik yapı ve Zazaca’nın müstakil bir dil olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu veriler, Zazaların Kürtlerin bir alt kolu olduğu yönündeki iddiaların tarihsel dayanağının bulunmadığını göstermektedir. Ayrıca Şeyh Said Hareketi’nin, sonradan geliştirilen ideolojik okumaların aksine, dönemin etnik ve dilsel gerçekliği içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Sonuç olarak Zaza kimliği, modern politik söylemlerin değil, erken Cumhuriyet dönemine ait açık ve yazılı belgelerin ortaya koyduğu tarihsel bir hakikattir.


(Kaynak) 


Ebüzziyazade, V. (1925). Şark Meselesi ve Şeyh Said Hadisesi Üzerine. Tevhid-i Efkâr Gazetesi, 28 Şubat 1925.


Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekâleti. (1926). Şark Vilayetleri Hakkında Maarif Müdürü Raporu. 7 Mayıs 1926.


Paul, L. (2009). Zazaki: Grammar and Lexicon. Wiesbaden: Reichert Verlag.


Asatrian, G. (1998). Dimili and the Zaza Problem. Iran and the Caucasus, 2(1), 1–23.


Müller, F. (1864). Über die Sprache der Zaza. Wien: Kaiserliche Akademie der Wissenschaften.


                          Murat BUKAN 

          Zaza Federasyonu Genel Başkanı

Yorum Gönder

0 Yorumlar